www.siirler-sairler.com

Şiirler :::  Amatör şiirler :::  Şairler :::  Amatör şairler :::  Sevgi şiirleri :::  Linkler :::  Anasayfa

İsmet Özel tüm şiirleri

İsmet Özel şiirlerini sizin için aşağıda görüntülüyoruz. Amentü şiirini beğenmeniz dileğiyle... Türkiye'nin en kapsamlı şiir sitesi açılmıştır. Tüm Türkçe Şiirlerimiz ve Şairlerimiz, Sesli Şiirler, Resimli Şiirler, Aşk, Sevgi ve Ayrılık Şiirleri Bu Sitede Size Arkadaş Olacaklar. Türkçe siir sitesi olsakta, sanatta ayrım yapmak istemediğimiz için güzel ingilizce, fransızca, almanca siirleri ve sairleride sitemizde görebileceksiniz. Şiir antolojisi, şiir dünyası, şiir mp3, aşk şiirleri gibi özel bölümler şimdilik hazırlık aşamasında. Şu anda edebiyatımızın en güzel örneklerinden oluşturulmuş 15000 den fazla yapıtı şiir defterlerinize yazacağız. Şiir dünyanızı genişleterek yepyeni edebiyat kapıları açacağız sizlere. Aşk, sevgi konulu şiirlerden memleket hasreti kokan lirik Nazım Hikmet şiirlerine kadar geniş bir yelpaze.

İsmet Özel şiirleri listeleniyor
1) Acının Omuzlanışı
2) Akdenizin Ufka Doğru Mora Çalan Mavisi
3) Akla Karşı Tezler
4) Amentü
5) Aynı Adam
6) Bakır Tenli Yapraklar
7) Bakmaklar
8) Bir Ağrı Yakıldıkça Sevilmeli
9) Bir Devrimcinin Armonikası
10) Çağdaş Bir Ürperti
11) ?
12) Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Resmin Arkasındaki Satırlar
13) Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü
14) Davun
15) Dişlerimiz Arasındaki Ceset
16) Esenlik Bildirisi
17) Evet, İsyan
18) Gececil Kuşların Ürkmediği Aydınlık
19) Geceleyin Bir Korku
20) Geceleyin Bir Koşu
21) İçimden Şu Zalim Şüpheyi Kaldır Ya Kendin Gel Ya Beni Oraya Aldır
22) Ils sont Eux
23) İnce Sızı
24) Jazz
25) Kaçış
26) Kalk Düğüne Gidelim (*)
27) Kan Kalesi
28) Kanla Kirlenmiş Evrak
29) Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak
30) Üç Frenk Havası
31) Mataramda Tuzlu Su
32) Tahrik
33) Propaganda
34) Kötü Şiirler
35) Muş'ta Bir Güz İçin Prelüdler
36) Sevgilim Hayat
37) Partizan
38) Kısa Pantolon, Paslı Çakı, Dizde Kabuk Bağlamış Yara, ...
39) Waterloo' da Bir Dişi Kedi
40) Yıkılma Sakın

Sizin için İsmet Özel'den rasgele bir şiir seçtik. Sayfayı her yenilediğinizde sistem bu alanda sizin için rasgele bir İsmet Özel şiiri daha gösterecektir.


Amentü / İsmet Özel

İnsan
eşref-i mahlûkattır derdi babam
bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman
bu söz asıl anlamını kavradı
geçti çıvgınların, çıbanların, reklamların arasından
geçti tarih denilen tamahkâr tüccarı
kararmış rakamların yarıklarından sızarak
bu söz yüreğime kadar alçaldı
damar kesildi, kandır akacak
ama kan kesilince damardan sıcak
sımsıcak kelimeler boşandı
aşk için karnıma ve göğsüme
ölüm için yüreğime sürdüğüm ecza uçtu birden
aşk ve ölüm bana yeniden
su ve ateş ve toprak
yeniden yorumlandı.

Dilce susup 
bedence konuşulan bir çağda
biliyorum kolay anlaşılmıyacak
kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın
yanık yağda boğulan yapıların arasında
delirmek hakkını elde bulundurmak
rahma çağdaş terimlerle yanaşmak için
bana deha değil
belgeler gerekli
kanıtlar, ifadeler, resmi mühür ve imza
gençken
peşpeşe kaç gece yıllarca
acıyan, yumuşak yerlerime yaslanıp uçardım
bilmezdim neden bazı saatler
alaturka vakitlere ayarlı
neden karpuz sergilerinde lüküs yanar
yazgı desem
kötü bir şey dokunmuş olurdu sanki dudaklarıma
Tokat
aklıma bile gelmezdi 
babam onbeşli olmasa.

Meyan kökü kazarmış babam kırlarda
ben o yaşta koltuğumda kitaplar
işaret parmağımda zincir, cebimde sedef çakı
cebimde kırlangıçlar çılgınlık sayfaları
kafamda yasak düşünceler, Gide mesela.
Kar yağarken kirlenen bir şeydi benim yüzüm
her sevinç nöbetinde kusmak sunuldu bana
gecenin anlamı tıkansın diye ıslık çalar
resimli bir kitaptan çalardım hayatımı
oysa hergün
merkep kiralayıp da kazılan kökleri
Forbes firmasına satan babamdı.

Budur
işte bir daha korkmamak için korkmaz görünen korku
işte şehirleri bayındır gösteren yalan
işte mevsimlerin değiştiği yerde buharlaşan
kelepçeler, sürgünler, gençlik acılarıyla
güçbela kurduğum cümle işte bu;
ten kaygusu yüklü ağır bir haç taşımaktan
tenimin olanca ağırlığı yok oldu.
Solgun evler, ölü bir dağ, iyice solmuş dudak
bile bir bir çınlayan
ihtilal haberidir
ve gecenin gümüş ipliklerden işlenmiş oluşu
nisan ayları gelince vücudu hafifletir
şahlanan grevler için kahkahalarım küstah
bakışlarım beyaz bulutlara karşı obur
marşlara ayarlanmak hevesindeki sesim
gider şehre ve şaraba yaltaklanarak
biraz ağlayabilmek için
fotoğraflar çektirir
babam
seferberlikte mekkâredir.

İnsanın
gölgesiyle tanımlandığı bir çağda
marşlara düşer belki birkaç şey açıklamak
belki ruhların gölgesi
düşer de marşlara
mümkün olur babamı
varlık sancısıyla çağırmak:
                     Ezan sesi duyulmuyor
                     Haç dikilmiş minbere
        Kâfir Yunan bayrak asmış
        Camilere, her yere

        Öyle ise gel kardeşim
        Hep verelim elele
        Patlatalım bombaları
        Çanlar sussun her yerde

Çanlar sustu ve fakat
binlerce yılın yabancısı bir ses
değdi minarelere:Tanrı uludur Tanrı uludur
polistir babam
Cumhuriyetin bir kuludur
bense 
anlamış değilim böyle maceralardan
ne Godiva geçer yoldan, ne bir kimse kör olur
yalnız
coşkunluğu karşısında içlendiğim şadırvan
nüfus cüzdanımda tuhaf
ekmek damgası durur
benim işim bulutlar arşınlamak gün boyu
etin ıslak tadına doğru
yavaş yavaş uyanmak
çocuk kemiklerinden yelkenler yapıp
hırsız cenazelerine bine bine
temiz döşeklerin ürpertisinden çeşme
korkak dualarından cibinlikler kurarak
dokunduğum banknotlardan tiksinmeyi itiraz
nakışsız yaşamakları
silâhlanmak sayarak
çıkardım
boğaza tıkanan lokmanın hartasını
çıkınımda güneşler halka dağıtmak için
halkı suvarmak bin saçlarımda bin ırmak
ıhtırdım caddeleri meğer ki mezarlarmış
hazırmış zaten duvar sıkılmış bir yumruğa
fly Pan-Am
drink Coca-Cola

Tutun ve yüzleştirin hayatları
biri kör batakların çırpınışında kutsal
biri serkeş ama oldukça da haklı.
Ölümler
ölümlere ulanmakta ustadır
hayatsa bir başka hayata karşı.

Orada
aşk ve çocuk
birbirine katışmaz
nasıl katışmıyorsa başaklara ağustos sıcağı
kendi tehlikesi peşinden gider insan
putların dahi damarından
aktığı güne kadar
sürdürür yorucu kovalamacayı.

Hanidir görklü dünya dünyalar içre doğan?
Nerde, hangi yöremizde zihnin
tunç surlardan berkitilmiş ülkesi
ağzı bayat suyla çalkanmış çocuğa rahim olan
parti broşürleri yoksa kafiyeler mi?
Hangi cisimdir açıkça bilmek isterim
takvim yapraklarının arasını dolduran
nedir o katı şey
ki gücü
gönlün dağdağasını durultacak?
Hayat
dört şeyle kaimdir, derdi babam
su ve ateş ve toprak.
Ve rüzgâr.
ona kendimi sonradan ben ekledim
pişirilmiş çamurun zifiri korkusunu
ham yüreğin pütürlerini geçtim
gövdemi alemlere zerkederek
varoldum kayrasıyla Varedenin
eşref-i mahlûkat
nedir bildim.

LiveZilla Live Help

<

Destekliyoruz arkadaş - arkadas - partner - partner - arkadaş - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy

® www.Siirler-Sairler.com