www.siirler-sairler.com

Şiirler :::  Amatör şiirler :::  Şairler :::  Amatör şairler :::  Sevgi şiirleri :::  Linkler :::  Anasayfa

Nihat Behram tüm şiirleri

Nihat Behram şiirlerini sizin için aşağıda görüntülüyoruz. Yine De Gülümseyerek şiirini beğenmeniz dileğiyle... Şiirler ve şairler bu sitede size arkadaş olacaklar. Türkiye'nin en kapsamlı şiir sitesi açılmıştır. Türkçe siir sitesi olsakta, sanatta ayrım yapmak istemediğimiz için güzel ingilizce, fransızca, almanca siirleri ve sairleride sitemizde görebileceksiniz.  Şiir antolojisi, şiir dünyası, şiir mp3, aşk şiirleri gibi özel bölümler şimdilik hazırlık aşamasında.  Şu anda edebiyatımızın en güzel örneklerinden oluşturulmuş 15000 den fazla yapıtı şiir defterlerinize yazacağız. Şiir dünyanızı genişleterek yepyeni edebiyat kapıları açacağız sizlere. Aşk, sevgi konulu şiirlerden memleket hasreti kokan lirik Nazım Hikmet şiirlerine kadar geniş bir yelpaze.

Nihat Behram şiirleri listeleniyor
1) Doğadan İstek
2) Doğdum Bağlandım Sana
3) Ellerin Avucumda İki Ateş Damlası
4) Hapishanedeki Dostuma Ulaştırılamayan Bir Not
5) Hesapsız Duygular
6) Manastır Kuşçusu
7) Ölülerimiz
8) Suda Yiten Ayışığı
9) Sürgün
10) Yaşadıkça
11) Yenilgi
12) Yine De Gülümseyerek
13) Sığınak
14) Anacan Yiğitlemeleri I
15) Anacan Yiğitlemeleri II
16) Anacan Yiğitlemeleri III
17) Anacan Yiğitlemeleri IV

Sizin için Nihat Behram'den rasgele bir şiir seçtik. Sayfayı her yenilediğinizde sistem bu alanda sizin için rasgele bir Nihat Behram şiiri daha gösterecektir.


Yine De Gülümseyerek / Nihat Behram

Ne sağnaklar görmüşüz, yarılan gökyüzünden alnımız
                                                           yıldırımlarla ağmış,
ne rüzgarlar çınlamış bağrımızda, coşkusundan kırılmış
                                                                     kaburgamız,
dişlenip kayaları ne ateşler yakmışız, aşmışız ne zifir
                                                                      uçurumlar,
yine de ürkütmeden öpmüşüz bir ceylanı gözlerinin
                                                                          yaşından
incitmeden tutmuşuz ağzımızda yorulan kelebeği;
şimdi asmalardan korukların tadı silinmiş,
sesimizde sendeleyen bir keder,
uykusuzluk serin serin sızıyor acıyan tenimizden;
ziyanı yok, nasıl olsa gönlümüzde aşkın yeri çok derin.

Ne azgın canavarlar üstüne yürümüşüz bir demet
                                                                          çiçek için,
neyimiz var neyimiz yok vermişiz bir narin dilek için,
yıllarını taş duvara örmüşüz ömrümüzün bir hırçın
                                                                      yürek için;
şimdi çevremizde yosunlaşmış sessizlik,
yabanıyız gittiğimiz her şehrin, çiğdemsiz, kükremesiz,
kimsecikler sezmiyor boynumuzdan didişen örümceğin
                                                                            zehrini;
ziyanı yok, nasıl olsa nabzımızda durulanır yaşamanın 
                                                                              iksiri.
Ne güzel sevmişiz, ağzımızda mavi bir tat kekremiş,
ne sızılar sarmışız yumuşacık öpüşlerin çığlığını kuşanıp,
şafaklar tutuşkunu şarkılar yuvalanıp ne mintanlar yırtmışız,
şimdi usulcacık ürpersek kara gece uykumuz kaçacak
                                                                      kadar delik
üstümüz çimensiz tepeler gibi bereketsiz, örtüsüz, serin;
ziyanı yok, nasıl olsa gönlümüzün çayırları ipekten,
                                                           bakışımız lekesiz.

Ne masalar düzmüşüz kıvrımları gümüş, kakmaları sedeften,
ne milyonlar yanından başeğmeden geçmişiz, huyumuz
                                                                    değişmemiş,
hayatımız günbegün çarpışarak yaşanılan sırların ürünüdür;
şimdi kar altında avcumuz, avurdumuz ilaçsız,
ıssızlaşmış sabahlar, yoksunluk arsızlaşmış,
kaçışır yolumuzdan gölgesini de alıp o şaklabanlar
                                                               inildesek açlıktan;
ziyanı yok, nasıl olsa gönlümüzün dağı taşı altından.

Ne devlerle dalaşmış kanımızı göstermeden silmişiz.
ne kudurgan günlerde elimizi dost eline titremeden vermişiz,
bir ömür seğirtmişiz bir nefes beklemeden;
şimdi nice anışların dudağı üşüyen bir çocuk kadar uçuk,
nicesi elsıkışların sahtekar çıkmış.

- Bizi eşkiyalar soymamış abi
  muhabbet yıkmış!

Bizim tavsiyelerimiz : yemek tarifleri | fıkra | şiir |

Astroloji | Beden Dili | Bilim | Cinsel Bilgiler | Edebiyat | Ekonomi | Felsefe | Feng Shui | Fizyognomi | Genel Kültür | Kama Sutra | Okültizm | Parapsikoloji | Siyaset ve Politika | Psikoloji | Sağlık | Sanat | Satış ve Liderlik | SPK Lisanslama | Tarih | Ufoloji | İsimler | Gitar Akorları | Gelinlik

® www.Siirler-Sairler.com