www.siirler-sairler.com
Şiirler ::: Amatör şiirler ::: Şairler ::: Amatör şairler ::: Sevgi şiirleri ::: Linkler ::: Anasayfa

Nazım Hikmet Ran şiirleri listeleniyor
1) Kosmosun Kardeşliği Adına
2) Açlık Ordusu Yürüyor
3) Asya-Afrika Yazarlarına
4) ***
5) Berkley
6) Beş Satırla
7) Beyazıt Meydanı'ndaki Ölü
8) Bir Acayip Duygu
9) Büyük İnsanlık
10) Bir Gemici Türküsü
11) Bir Hazin Hürriyet
12) Bir Küvet Hikayesi
13) Bu Vatana Nasıl Kıydılar
14) Bulutlar Adam Öldürmesin
15) Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları
16) Çankırı Hapishanesinden Mektuplar I
17) Çankırı Hapishanesinden Mektuplar II
18) Çankırı Hapishanesinden Mektuplar III
19) Çankırı Hapishanesinden Mektuplar IV
20) Çankırı Hapishanesinden Mektuplar V
21) Ceviz Ağacı
22) Ceviz Ağacı İle Topal Yunus'un Hikayesi
23) Çocuklarımıza Nasihat
24) Hürriyet Kavgası
25) Fakir Bir Şimal Kilisesinde Şeytan İle Rahibin Macerası
26) Gazete Fotoğrafları Üstüne I
27) Gazete Fotoğrafları Üstüne II
28) Gazete Fotoğrafları Üstüne III
29) Gazete Fotoğrafları Üstüne IV
30) Gazete Fotoğrafları Üstüne V
31) Gazete Fotoğrafları Üstüne VI
32) Gelmiş Dünyanın Dört Bir Ucundan
33) Giderayak
34) Gövdemdeki Kurt
35) Gözlerin
36) Güneşi İçenlerin Türküsü
37) Güz
38) Hasret
39) Hasret
40) Herkes Gibisin
41) Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin
42) Dünyanın En Tuhaf Mahluku
43) İstanbul'da, Tevkifane Avlusunda
44) Sevgilim
45) Fevkalâde Memnunum Dünyaya Geldiğime
46) Memleketimi Seviyorum
47) İyimser Adam
48) İyimserlik
49) Japon Balıkçısı
50) Kadınlarımızın Yüzleri
51) Kalbim
52) Karlı Kayın Ormanında
53) Kemal Tahir'e Mektup
54) Kerem Gibi
55) Lodos
56) Kışlık Saray
57) Kız Çocuğu
58) Kore'de Ölen Bir Yedek Subayımızın Menderes'e Söyledikleri
59) Kırkıncı Yılımız
60) Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri
61) Memleketimden İnsan Manzaraları
62) Merhaba Çocuklar
63) Mor Menekşe, Aç Dostlar ve Altın Gözlü Çocuk
64) Mukaddes Karın
65) Münevver'in Doğum Günü
66) Nerden Gelip Nereye Gidiyoruz?
67) Nikbinlik
68) Niyazalant Sömürgesi
69) O ve Aksakallılar
70) Ölçü
71) Ölüme Dair
72) Kuvâyi Milliye - Başlangıç
73) Kuvâyi Milliye - Birinci Bap
74) Kuvâyi Milliye - İkinci Bap
75) Kuvâyi Milliye - Üçüncü Bap
76) Kuvâyi Milliye - Dördüncü Bap
77) Kuvâyi Milliye - Beşinci Bap
78) Kuvâyi Milliye - Altıncı Bap
79) Kuvâyi Milliye - Yedinci Bap
80) Kuvâyi Milliye - Sekizinci Bap
81) Onun Doğuşu ve Demirhane Bacası
82) Orkestra
83) Otobiyografi
84) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri
85) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 20 Eylül 1945
86) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 21 Eylül 1945
87) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 22 Eylül 1945
88) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 23 Eylül 1945
89) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 24 Eylül 1945
90) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 25 Eylül 1945
91) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 26 Eylül 1945
92) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 30 Eylül 1945
93) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 1 Ekim 1945
94) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 2 Ekim 1945
95) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 5 Ekim 1945
96) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 6 Ekim 1945
97) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 7 Ekim 1945
98) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 8 Ekim 1945
99) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 9 Ekim 1945
100) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 10 Ekim 1945
101) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 18 Ekim 1945
102) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 27 Ekim 1945
103) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 28 Ekim 1945
104) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 5 Kasım 1945
105) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 8 Kasım 1945
106) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 12 Kasım 1945
107) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 13 Kasım 1945
108) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 20 Kasım 1945
109) Piraye İçin Yazılmış Saat21 Şiirleri1945 yılı Aralık ayının dördü
110) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 5 Aralık 1945
111) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 6 Aralık 1945
112) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 7 Aralık 1945
113) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 12 Aralık 1945
114) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 13 Aralık 1945
115) Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 14 Aralık 1945
116) Rubailer - I. Bölüm
117) Rubailer - II. Bölüm
118) Rubailer - III. Bölüm
119) Şaban Oğlu Selim İle Kitabı
120) Şair
121) Salkımsöğüt
122) Saman Sarısı
123) Şehitler
124) Silahsız İnsanlar
125) Tahirle Zühre Meselesi
126) Teftiş
127) Türk Köylüsü
128) Türkiye İşçi Sınıfına Selâm!
129) Zafere Dair
130) Vatan Haini
131) Veda
132) Vasiyet
133) Yaşamaya Dair - I
134) Yaşamaya Dair - II
135) Yaşamaya Dair - III
136) Yine İyimserlik Üstüne
137) Yine Memleketim Üzerine Söylenmiştir
138) Yine Ölüme Dair
139) Yirminci Asra Dair
140) Yolculuk
141) Yürümek
142) Açların Gözbebekleri
143) Ayağa Kalkın Efendiler
144) Ben Senden Önce Ölmek İsterim
145) Bir Dakika
146) Karıma Mektup
147) Kocalmaya Alışıyorum
148) Memed'e Son Mektubumdur
149) Sen
150) Üç Selvi
151) Mavi Liman
152) İstiklal
153) Karanlıkta Kar Yağıyor
154) Davet
155) İki Serseri
156) Erzurum ve Sivas Kongreleri
157) Gözlerimiz
158) Don Kişot
159) Memet
160) Seviyorum Seni
161) Vera'ya
162) İnci
163) Seni Düşünmek
164) 23 Sentlik Askere Dair
165) Nasılsın?
166) Mevlana
167) Yine De İyimserlik
168) Türküler
169) Onlar
170) Yine Sana Dair
171) Bugün Pazar
172) Büyük Taarruz
173) Kadınlar
174) Masalların Masalı
175) Güneşte
176) Ellerinize ve Yalana Dair
177) Kar Yağıyor
178) Vera'nın Uykudan Uyanışı
179) Yaşamak Seni Sevmek Gibi...
180) Yaşanmamışlar
181) Kıyamet Sureleri
182) Ağa Camii
183) İnsan
184) Bir Ayrılış Hikayesi
Sizin için Nazım Hikmet Ran'den rasgele bir şiir seçtik. Sayfayı her yenilediğinizde sistem bu alanda sizin için rasgele bir Nazım Hikmet Ran şiiri daha gösterecektir.
Memleketimden İnsan Manzaraları / Nazım Hikmet Ran
İkinci Bölüm
I
Atlantiğin dibinde upuzun yatıyorum, efendim,
Atlantiğin dibinde
dirseğime dayanmış.
Bakıyorum yukarıya:
bir denizaltı gemisi görüyorum,
yukarıda, çok yukarıda, başımın üzerinde,
yüzüyor elli metre derinde,
balık gibi, efendim,
zırhının ve suyun içinde balık gibi kapalı ve ketum.
Orası camgöbeği aydınlık.
Orda, efendim,
orda yeşil, yeşil,
orda ışıl ışıl,
orda yıldız yıldız yanıyor milyonlarla mum.
Orda, ey demir çarıklı ruhum,
orda tepişmeden çiftleşmeler, çığlıksız doğum,
orda dünyamızın ilk kımıldanan eti,
orda bir hamam tasının mahrem şehveti,
mahrem şehveti efendim,
gümüş kuşlu bir hamam tasının
ve koynuna ilk girdiğim kadının kızıl saçları.
Orda rengarenk otları, köksüz ağaçları
kıvıl kıvıl mahlukları deniz dünyasının,
orda hayat, tuz, iyot,
orda başlangıcımız, Hacıbaba,
orda başlangıcımız
ve orda hain, çelik ve sinsi
bir denizaltı gemisi.
400 metroya kadar sızıyor ışık.
Sonra alabildiğine derin
alabildiğine derin karanlık.
Yanlız ara sıra
acayip balıklar geçiyor karanlığın içinde
ışık saçarak.
Sonra onlar da yok.
Artık dibe kadar inen
kat kat kalın sular kati ve mutlak
ve en dipte ben.
Ben, upuzun yatıyorum, Hacıbaba,
upuzun yatıyorum dibinde Atlantiğin
dirseğime dayanmış,
bakıyorum yukarlara.
Avrupa Amerika' dan Atlantiğin yüzünde ayrıdır
dibinde değil.
Gazgemileri gidiyor yukarda, çok yukarda, birbiri peşi sıra.
Omurgalarının altını görüyorum,
omurgalarının altını.
Dönüyor keyifili keyifli pervaneleri.
Dümenleri ne tuhaf suyun içinde
İnsanın tutup tutup kıvırası geliyor.
Köpekbalıkları geçti gemilerin altından,
karınlarını gördüm
ağızları da orda.
Gemiler şaşırdılar birdenbire,
herhalde köpekbalıklarından değil.
Denizaltı gemisi bir torpil attı, efendim
bir torpil.
Gemilerin dümenlerine baktım:
telaşlı ve korkaktılar.
Gemilerin omurgalarında imdat arar gibi bir hal vardı,
gemiler bir bıçak darbesinden en yumuşak yerini
karnını saklamak isteyen insanlara benziyorlardı.
Denizaltılar birden üç oldular, derken, altı, yedi, sekiz.
Gazgemileri düşmana ateş açarak
insanlarını ve yüklerini suya döküp saçarak
batmaya başladılar.
Mazot, gaz, benzin,
tutuştu yüzü denizin.
Bir alev deryasıdır şimdi yukarda akan,
yağlı ve yapışkan
bir alev deryası efendim.
Kıpkızıl, gömgök, kapkara,
arzın ilk teşekkülü hengamesinden bir manzara.
Ve denizin yüzüne yakın suyun içi allak bullak.
Köpürüp, dağılıp parçalanmalar.
Yukardan dibe doğru inen gazgemisine bak.
Gece uykuda gezenler gibi bir hali var:
lunatik.
Geçti kargaşalığı,
girdi deniz dünyasının cennetine.
Fakat durmadan iniyor.
Kayboldu ıslak karanlıkta.
Artık baskıya dayanamaz, parçalanır.
ve direği, efendim, bacası yahut
nerdeyse yanıma düşer.
Yukarda insanla dolu denizin içi.
Bir tortu gibi dibe çöküyorlar
tortu gibi çöküyorlar, Hacıbaba.
Baş aşağı, baş yukarı,
uzanıp kısalıyor, bir şeyler aranıyor kolları bacakları.
Ve hiçbir yere, hiçbir şeye tutunamadan
onlarda iniyorlar dibe doğru.
Birden bire bir denizaltı düştü yanıbaşıma.
Parçalanmış bir tabut gibi açıldı köprüüstü kaportası
ve Münihli Hans Müller dışarı çıkıverdi.
39 ilkbaharında denizaltıcı olmadan önce
Münihli Hans Müller
Hitler hücum kıtası altıncı tabur
birinci bölük
dördüncü mangada sağdan üçüncü neferdi.
Münihli Hans Müller
üç şey severdi:
1-Altın köpüklü arpa suyu
2-Şarkı Prusya patatesi gibi dolgun ve beyaz etli Anna.
3-Kırmızı lahana.
Münihli Hans Müller için
vazife üçtü:
1-Çakan bir şimşek
gibi mafevke selam vermek.
2-Yemin etmek tabancanın üzerine.
3-Günde asgari üç çıfıt çevirip
sövmek sinsilelerine.
Münihli Hans Müller'in
kafasında, yüreğinde, dilinde üç korku vardı:
1-Der Führer.
2-Der Führer.
3.Der Führer.
Münihli Hans Müller
sevgisi, vazifesi ve korkusuyla
39 ilkbaharına kadar
bahtiyar
yaşıyordu.
Ve Vagneryen bir operada do sesi gibi heybetli
Şarki Prusya patatesi gibi dolgun ve beyaz etli
Anna'nın
tereyağı ve yumurta krizinden şikayet etmesine
şaşıyordu.
Diyordu ki ona:
-Bir düşün Anna,
yepyeni bir manevra kayışı takacağım,
pırıl pırıl çizmeler giyeceğim ben.
Sen beyaz ve uzun entari giyeceksin,
balmumundan çiçekler takacaksın başına.
Tepemizde çatılmış kılıçların altından geçeceğiz.
Ve mutlak
hepsi erkek 12 çocuğumuz olacak.
Bir düşün Anna,
tereyağı, yumurta yiyeceğiz diye
top, tüfek yapmazsak eğer
yarın 12 oğlumuz nasıl muharebe eder?
Münihlinin 12 oğlu muharebe edemediler
çünkü doğamadılar,
çünkü henüz, efendim, Anna'yla zifaf vaki olmadan önce
bizzat harbe girdi Hans Müller.
Ve şimdi 41 sonbaharı sonlarında
dibinde Atlantiğin
benim karşımda durmaktadır.
Seyrek sarı saçları ıslak,
kırmızı sivri burnunda esef,
ve ince dudaklarının kıyılarında keder.
Yanı başımda durduğu halde
yüzüme çok uzaklardan bakıyor,
İnsanın yüzüne nasıl bakarsa ölüler.
Ben biliyoum ki, o bir daha görmeyecek Anna'yı,
ve artık bir daha arpa suyu içip
yiyemeyecek kırmızı lahanayı.
Ben bütün bunları biliyorum, efendim,
ama o bütün bunları bilmiyor.
Gözü bir parça yaşlı,
silmiyor.
Cebinde parası var,
çoğalıp eksilmiyor.
Ve işin tuhafı
artık ne kimseyi öldürebilir
ne de kendisi ölebilir bir daha.
Şimdi şişecek birazdan,
yükselecek yukarıya,
sular sallayacak onu
ve balıklar yiyecek sivri burnunu.
Ben
Hans Müller'e bakıp, Hacıbaba, bunları düşünürken
yanımızda peyda oluverdi
Liverpul Limanından Harri Tomson.
Gazgemilerinden birinde serdümendi.
Kaşları ve kirpikleri yanmıştı.
Gözleri sımsıkı kapalıydı.
Şişman ve matruştu.
Bir karısı vardı Tomson'un:
tavan süpürgesi gibi bir kadın,
tavan süpürgesi gibi, efendim, zayıf, uzun, titiz, temiz
ve tavan süpürgesi gibi münasebetsiz.
Bir oğlu vardı Tomson'un:
altı yaşında bir oğlan, Hacıbaba,
tombul mu tombul, pembe beyaz, sarı papa mı sarı papa.
Tuttum Tomson'un elinden.
Açmadı gözlerini.
"-Vefat ettiniz" dedim.
"-Evet " dedi, "İngiliz imparatorluğu ve hürriyeti için:
Canım isterse, harp içinde bile Çörçil'e sövmek hürriyeti
ve canım istemese de aç kalmak hürriyeti uğruna.
Fakat değişecek hürriyette bu son bahis,
harpten sonra artık işsiz ve aç kalacak değiliz.
Planı hazırlıyor Lordlarımızdan biri.
Adalet: ihtilalsiz.
Ben İngiliz İmparatorluğu'nu dağıtmaya gelmedim, dedi Çörçil.
Ben de ihtilal çıkarmaya gelmedim:
buna Kenterburi başpiskoposu
bizim tredünyonun reisi
ve karım razı değil.
Ay bek yur pardın.
İşte bu kadar,
nokta, son."
Sustu Tomson.
Ve ağzını açmadı bir daha.
İngilizler fazla konuşmayı sevmezler,
hele hümoru seven ölü İngilizler.
Tomson' la Müller'i yanyana yatırdım.
Şiştiler yan yana,
yan yana yükseldiler yukarı doğru.
Balıklar Tomson'u afiyetle yediler,
fakat dokunmadılar ötekisine,
Hans'ın etiyle zehirlenmekten korktular anlaşılan.
Hayvan deyip geçme, Hacıbaba,
sen de hayvansın ama
akıllı bir hayvan...Bizim tavsiyelerimiz : yemek tarifleri | fıkra | şiir |
Astroloji | Beden Dili | Bilim | Cinsel Bilgiler | Edebiyat | Ekonomi | Felsefe | Feng Shui | Fizyognomi | Genel Kültür | Kama Sutra | Okültizm | Parapsikoloji | Siyaset ve Politika | Psikoloji | Sağlık | Sanat | Satış ve Liderlik | SPK Lisanslama | Tarih | Ufoloji | İsimler | Gitar Akorları | Gelinlik
® www.Siirler-Sairler.com